ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ RESMİ OLMAYAN WEB SİTESİ
Menümüz, ne alırdınız...?  
  ANASAYFA
  HAKKIMIZDA...
  BİTKİ KORUMA ?
  ATATÜRK VE ZİRAAT
  AKADEMİK KADROMUZ
  FORUM
  RESİM GALERİSİ
  TARIM HABERLERİ
  SPOR
  DUYURULAR / ETKİNLİKLER
  DOWNLOAD
  ANKET
  LİNKLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM FORMU
  İstatistikler
  No entry
Google Gruplar
bitkikorumacilar grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et


Untitled Document
Alternatif mücadele yöntemleri ?

TARIMSAL MÜCADELE YÖNTEMLERİ 

Tarımsal üretimde ürüne zarar verecek hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı, bunların zarar yapmayacak bir düzeyde tutulmasını ya da yoğunluğunun azaltılmasını amaçlayan faaliyetlere Zirai Mücadele, uygulanacak ve izlenecek yolların her birine Zirai Mücadele Yöntemleri denilmektedir.
            Bir üründeki zarar, böceklerden, mantari, bakteriyel ve virüs gibi hastalık etmenlerinden, yabancı otlardan ya da cansız sebepler (olumsuz çevre koşulları, hava kirliliği, besin yetersizliği, zehirli maddeler) gibi sebeplerden meydana gelir. Bu etkenlerin oluşturduğu ürün kayıpları ise az bir zarardan %100’ e varan değerlerdeki kayba kadar değişen oranlarda olmaktadır. Dünya genelinde hastalık, zararlı böcekler ve yabancı otlar nedeniyle toplam üründe hububatta %35’ lik, patateste %32’ lik, şeker pancarı ve şeker kamışında %45’ lik, sebzede %28’ lik, meyvelerde %29’ luk, kahve, kakao ve tütün gibi ürünlerde %37’ lik, lif bitkileri ve kauçukta %32’ lik kayıp meydana gelmektedir.
            Ülkemiz çok değişik iklim koşullarına sahiptir ve çeşitli tarımsal ürün yetiştirilmektedir. Bu nedenle değişik kültür bitkilerinin yetiştirilmesi sonucu farklı zararlı ve hastalıkların da görülmesi doğaldır. Yapılacak en önemli iş, ürün kaybına neden olan etmenlerin tanısının yapılması ve herhangi seviyede iken zarar meydana getirebileceklerin saptanmasıdır. Yani her zararlı ve hastalık için önce zarar yapma seviyesi ve derecesi belirlenir, daha sonra da uygulanacak savaş yöntemi seçilir.
            Son yıllarda gelişen çevreyi koruma bilinci ile tarımsal sistemler içerisinde doğaya ters düşebilecek herhangi bir değişim meydana getirmemek amaçlanmaktadır. Bu nedenle, bitki koruma için mevcut olan tüm yöntemlerin ahenkli bir şekilde uyumu ile ortaya konan Entegre (Kombine) Mücadele sistemi içerisinde kimyasal madde kullanımı en az düzeye indirilmektedir. Bu sistemde hastalık ve zararlılar için sıklıkla ilaç kullanma yerine, ekonomik zarar seviyesine ulaşan yoğunluk dikkate alınmaktadır. Böyle bir sistem uygulamasının ise bilinçli uygulayıcılar ile yapılabileceği söz konusu olmaktadır.
Tarımsal ürünlerin hasat öncesi ve sonrasında çeşitli kayıplar görülmektedir. Bunların arasında tarımsal zararlı ve hastalıklarla, yabancı otların ortaya koyduğu kayıplar da bulunmaktadır. Modern tarımsal metotlarla daha fazla ürün elde etme çabası gösterilirken, ürünü tarımsal zararlı ve hastalıklardan da koruma öngörülmektedir. Böylece uygulanacak tarımsal savaşım ile zararlı, hastalık ve yabancı otlar nedeniyle oluşacak kayıpların en düşük düzeyde tutulması ya da tamamen ortadan kaldırılması sağlanabilmektedir.
Tarımsal mücadelede ekonomik yönden dikkate alınması gereken 2 ana ifade;
            Ekonomik Zarar Seviyesi: Bir zararlının veya hastalığın, ekonomik zarar meydana getirebileceği en düşük miktarlarıdır. Bu düzey, bitkiye, bölgeye, mevsime ya da insanların o ürün için ekonomik değer yargısının ölçüsüne göre değişmektedir.
            Ekonomik Zarar Eşiği: Çoğalma durumunda olan bir zararlı veya hastalığın, ekonomik zarar düzeyine ulaşmasına engel olmak için mücadelenin başlatılmasını gerektiren miktarlardır.
 Bir hastalık ya da zararlının sorun olarak karşımıza çıkmasındaki etkili faktörler;
1-Hatalı tarımsal işlemler
2-Mevcut hastalık ve zararlıların çoğalması: Örneğin geniş bir sahada elma yetiştiriciliğine başlanması elma iç kurdu ve elma kara lekesi hastalıklarının artışına sebep olacaktır
3-Daha önce görülmeyen hastalık ve zararlıların çoğalması: kendi yabani konukçusu üzerinde bulunan hastalık ve zararlılar yeni yetiştirilen kültür bitkilerine adapte olabilir
4-Bitkiye yapılan aşırı bakım
5-Dışarıdan ithal edilen bitkisel materyalle gelen hastalık, zararlı ve yabancı otlar
6-Hiç mücadele yapmamak ya da bilinçsiz mücadele yapmak
7-Yapılan tek yönlü ilaçlama ile bir zararlı yok edilirken bir diğer zararlının ortaya çıkması
8-Hastalık ya da zararlıların ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmaları
 
Hastalık ya da zararlı ile mücadeleye karar vermede dikkat edilmesi gereken faktörler;
1-Hastalık ya da zararlının doğadaki yaşamı
2-Hastalık ya da zararlının doğal düşmanları
3-Bitki çeşidi ve bitkinin genel özellikleri
4-İklim koşulları
5-Yetiştiricinin ve tüketicinin ürüne verdiği değer ve riske girmeme isteği
6-Ekonomik zarar düzeyi
7-Maliyetin, potansiyel yarara oranı
8-Tahmin ve erken uyarı
 
TARIMSAL MÜCADELE YÖNTEMLERİ
 
Zirai mücadelede bitkiyi koruyucu tedbirler esastır!!!!!
 
1-KANUNSAL (YASAL) MÜCADELE
Zirai Karantina her türlü bitki ile bitkisel materyalin ülkeye girişi, çıkışı ve ülke içersinde dolaşımında bitki sağlığı yönünden tehlikeli olan hastalık ve zararlılar dikkate alınmak suretiyle yapılan muayene, kontrol ve diğer tüm işlemleri düzenleyen kanun tüzük ve yönetmeliklere dayalı çalışmaların bütünüdür. Ülkemizde karantina, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu ilgili tebliğ ve kararnameler gereğince hazırlanan yönetmeliklerle idare edilmektedir. Ayrıca ülkemizde tohumluk sertifikasyonu 1963 tarihli 308 sayılı yasa ile düzenlenmekte olup sertifikasyonun amacı üreticiye çeşit özellikleri ve saflığı belli sınırlar içinde olan temiz (yabancı maddelerden arî), çimlenme gücü yüksek, belli hastalıkları en az düzeyde veya hiç içermeyen tohumlukları dağıtmaktır. Üretici bu yolla daha yüksek verim elde ederken bu yolla hastalık ve zararlılarında dağılması önlenmiş olacaktır.
İlave olarak yasal önlemler içersinde hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yasalarla hastalıklı bitkilerin yok edilmesi (eradikasyon), bazı bitkilerle yasalarla münavebe zorunluluğu getirilmesi (rotasyon) veya yasalarla tohum ilaçlamaları gibi önlemleri kapsamaktadır.
Zirai karantina faaliyetleri 2 ana bölümde ele alınmaktadır;
a)                   İç Karantina: hâlihazırda yurda girmiş, ancak henüz geniş alana yayılmamış tehlikeli hastalık ve zararlıların temiz bölgelere bulaşmaması, buralara yerleşmemesi, yayılmaması için sınırlayıcı, yok edici, uzaklaştırıcı faaliyetleri içine alan tüm uygulamalardır.
b)                   Dış Karantina: ithalat ve ihracat sırasında, tarımsal ürünleri alıcı ülke ve ülkemiz karantina koşullarına uygun hazırlanmış olmasını sağlamak için yapılan kontrolleri kapsamaktadır. Her ülkenin kendine has kanunları mevcuttur.
Özellikle tarımsal ürünlerin ihracatında sıkı kontroller yapılarak bitki sağlığı sertifikası ya da ihraç izin belgesi düzenlemelerinin güvenilir şekilde yerine getirilmesi, hem alıcı ülke yönünden hem de ülkemizin onuru yönünden şarttır.
 
2-KÜLTÜREL MÜCADELE
Kültürel önlemler, üreticinin kendisinin veya komşularıyla birlikte yürüttüğü tarımsal faaliyetlerdir.
Kültürel faaliyetler birinci derecede esas hastalık kaynaklarını azaltmayı ve de ortadan kaldırmayı ayrıca da bitki dayanıklılığını arttırmayı amaçlamaktadır.
Kültürel mücadele, diğer metotlar ile bir arada ele alındığında daha etkili olabilmektedir. Kültürel yöntemlerle elde edilenler, özellikle kimyasal mücadele yönteminde görüldüğü gibi ani ve doğrudan etki göstermezler. Bu nedenle de yetiştirici tarafından hemen benimsenen bir yöntem olamamaktadır. Ancak daha düşük harcama gerektiren pratik işlemler olması nedeniyle uygulanmakta ve zararlılarla mücadelede diğer yöntemlere destek olmaktadır.
Bu mücadele yönteminde temiz tohum, fide, fidan ve diğer üretim materyali kullanma, budama ve bitki artıklarını temizleme, toprak işleme, gübreleme, seyrek bitki yetiştirme, sulama ve drenaj ana faktörlerdir.
 a) Sağlıklı Bitki Yetiştirme
Hastalıkların bir bölgeye girişinde en etkin vasıta hasta üretim materyalidir.  Bu nedenle üreticiler hastalıksız üretim materyalini temin etmelidirler. Üretim materyali içinde birinci sırayı tohum almakta daha sonrada anaç, kalem, soğan yumru, gövde, kök sürgünleri gibi bikri kısımları gelmektedir. Mantari, bakteriyel ve virüs hastalıklarının çoğu öncelikle tohumla taşınmaktadır.
Temiz üretim materyali kullanmak hastalık ve zararlılar yönünden önemli bir kültürel mücadele yöntemidir. Bazı zararlılar hasattan tekrar dikime kadar tohum içerisinde kalabilmektedir. Bazı böcekler hasattan tekrar dikime kadar tohum içersinde kalabilmektedirler. Baklagillerdeki tohum böcekleri sağlıklı tohumlardan gelişen bitkilere zarar vermekte ayrıca yine tohumda bulunan buğday gal nematodu sağlıklı tarlalara bulaşarak buğdaya şiddetli zarar vermektedir. Fide köklerinde farkına varılmayan kök ur nematodları, yeni dikilecekleri sahalarda bulaşmalarla zararını arttıracaktır. Koşnil ve kabuklu bit yönünden fidanların dikim öncesi kontrol edilmesi gerekir.
Birçok mantari ve bakteriyel hastalık sulama ve drenaj suyuyla taşınmaktadır. Kök çürüklüğü hastalıkları yumuşak çürüklük hastalıkları ve birçok nematod sulama suyuyla hastalıksız yeni alanlara bulaşabilmektedir. Bilhassa sulama kanallarından temin edilen suyun bu bakımdan sakıncalar içerdiği unutulmamalıdır.
Yağmurlama sulama hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılışı açısından çoğunlukla sorun çıkarmaktadır. Şeftali ve bademde filiz kanseri, elmada acı çürüklük, domateste antraknoz, patateste mildiyö, hıyarda bakteriyel köşeli yaprak lekesi, lahanalarda kök uru, hıyarlarda ve domateslerde mildiyö, külleme ve kök çürüklüğü hastalıklarının artışına sebep olmaktadır. Sisleme şeklinde sulama elma ağaçlarında kara leke isimli mantari hastalığı azaltırken bakteriyel bir hastalık olan ateş yanıklığı hastalığını arttırır.
Drenaj daha çok bitkilerin normal gelişmesini sağlayacak şekilde fazla olan taban suyunu ve toprağın tuzluluğunu azaltmak için yapılır. Nematodlar ve bazı toprak içi zararlılarının rutubetli topraklardan hoşlandığı bilinmektedir. Bu zararlılar için toprak nemi ayarlanabilir.
Hastalıklı bitki artıkları üzerinde birçok mantari ve bakteriyel etmeni yaşayabilmektedir. Ayrıca kompost ve ahır gübreside bazı hastalıkları yaymaktadır. Özellikle taze ahır gübresi önemli hastalıkları taşımaktadır.
Hastalıklar için, yabancı otlar ve hastalığa hassas olan diğer bitkiler ve tarla ya da bahçede kendi gelen bitkiler hastalığın bulaşmasında önemlidirler. Bu sebeple bu şekildeki bitkilerin imha edilmesi önemlidir.
Birçok meyve ağacının tomurcuk pulları hastalıkların kışlama yerleridir. Örneğin, elma küllemesi, elma kara lekesi, şeftali yaprak kıvırcıklığı Bu tür hastalıklarda ağaçlardan canlı ancak hastalık içeren bitki parçalarının kesilerek uzaklaştırılması etkili olmaktadır.
Bitki artıklarının topraktan ayıklanması ve toprağa karışmasının önlenmesi (temizleyerek ya da iyice derine gömerek) bitki artıklarının yakılması, tarlaların ve bahçelerin su altında bırakılması, toprağın güneş enerjisinin sıcaklığıyla dezenfeksiyonu ve toprak işleme ile topraktaki hastalık etmenlerinin öldürülmesi gibi önlemlere başvurulmalıdır.
Zararlı ve hastalıklarla bulaşık bitki artıklarının yok edilmesi gelecekte yetiştirilecek ürün zararlanmasını önlemede yardımcı olmaktadır. Böylece yer düşen meyvelerin, bulaşık bitki artıklarının toplanarak yok edilmesi, yabancı otların temizlenmesi işlemleri ile sağlanan arındırma, koruyucu savaşım metodu olmaktadır.
Toprak işleme ile hastalık etmenleri toprağa gömülür ya da toprak yüzeyine getirilerek güneş ışığına, sıcaklığa ve kurağa maruz bırakılır. Bu yolla bazı kök boğazı çürüklüğü etmenleri (Rhizoctonia solani), marul mozaik virüsü, marul mildiyösü hastalığı (Bremia lactuca), sebzelerde beyaz çürüklük (Sclerotinia sclerotiorum), elma kara lekesi (Venturia inaequalis) asma mildiyösü (Plasmopara viticola), bezelyelerde kök çürüklükleri (Fusarium sp., Pythium sp.) gibi birçok hastalık etmeninin dağılmasını önleyerek yada ölümüne neden olarak hastalığın azalmasına yol açar.
            Bitki hastalıklarının tarlada kalışı zararlıların o sezonda ilave nesil vermelerine olanak sağlayarak miktarlarını arttırır. Bunun için artıkların toplanması, yok edilmesi gerekir. Bu, özellikle nematodlar için önemlidir.
Bitki hastalık ve zararlıları özellikle tarla kenarındaki çit bitkileri ya da yabancı otlar üzerinde barınırlar, buralarda kışlar ve daha sonra kültür bitkilerine geçerler.
Toprağın belirli derinliklerde sürülmesi ile zararlılar ya çok derine gömülmekte ya da toprak üzerine çıkarılarak güneş ışığı, sıcaklık, rüzgâr, kuru ya da soğuk hava gibi etkenlerin etkileri ile veya kuşlar, kemirgenler vasıtasıyla yok edilmektedir. Sürülmekte olan bir tarlada bazı kuşların pulluğu takip ederek açığa çıkan böcek ve diğer zararlıları yiyerek yok etmesine çoğu kez şahit olunmaktadır. Toprak altı zararlıları olarak bilinen manas, tel kurtları, çekirge yumurtaları ve diğer zararlıların pupaları bu işlemle yok edilebilir.
Gübreleme yetiştiriciye ürünü arttırma ve yüksek gelir elde etme olanağı sağladığı gibi, uygun kullanımları ile ürünün kalitesinin de yükseltebilmektedir.
Gübreleme ile toprağa tek tek veya karışım halinde esas besin maddelerinin tümü verilebilmektedir. Pratikte bunlardan en çok ihtiyaç duyulanlar fosfor, potasyum ve azottur. Ayrıca bazı durumlarda kalsiyum, magnezyum, kükürt, bor, demir, mangan, bakır, çinko, klor ve molibden de gerekmektedir. Besin maddelerin topraktan uygulanmasının etkisiz kaldığı veya bitki beslemenin yeteri kadar kontrol edilemediği yerlerde besin maddeleri yapraklara püskürtülebilmekte ve bitkiler bu maddeleri alabilmektedirler.
            Besin maddeleri içersinde bitki ve hastalık etmenlerini en çok etkileyen azottur. Örnek olarak patateste çiçeklenme dönemindeki azotlu gübreleme, bakteriyel çürüklük hastalığının (Erwinia carotovora sub sp. atroseptica) artışına neden olurken, amonyum formundaki azot lahanalarda bazı mantari hastalıkların (Sclerotium rolfsii, Plasmodiophora brassica) gelişimini engellemektedir.
Genel olarak potasyumlu gübreler birçok bitki hastalığının gelişimini azaltmaktadır. Örnek olarak ise buğdayda pas ve külleme, kavunda solgunluk hastalığı, mısırda sap çürüklüğü ve rastık, asmada mildiyö ve kurşuni küf verilebilir. Fosfor kullanımıyla patateste uyuz hastalığının (Streptomyces scabies) zararı azalırken, ıspanakta hıyar mozaik virüsünün zararı artmıştır.           Kalsiyumlu gübrelemenin genel olarak hastalıkların azalmasına neden olduğu araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Manganlı gübreler patateste uyuz hastalığının, bazı mildiyö hastalıklarının (Phytophthora infestans) ve kabakta fidelerin beyaz çürüklük hastalığını azaltmaktadır.
Azotun, fosfor ve potasyum kombinasyonunun yüksek dozlarda uygulanması sonucu kırmızı örümcekler (Panonychus ulmi, Tetranychus urticae), yaprak biti (Myzus persicae) gibi zararlıların miktarında artış görülmüştür.
Çiftlik gübrelerinim devamlı kullanımları danaburnu (Gryllotalpa gryllotalpa) gibi bazı zararlıların çoğalmalarını hızlandırabileceği bilinmektedir. Böyle durumlarda çiftlik gübresi kullanımına birkaç yıl için ara vererek, onun yerine diğer gübrelerin kullanılması önerilmektedir.   Bunun yanında çabuk etkiye sahip gübreler zararlının yoğun olduğu devrede kullanılırsa, bitkinin gelişmesini hızlandıracağı için bazı yaprak galeri böceklerine karşı bitkiyi koruyabilir.
 b) Dayanıklı Çeşitlerin Yetiştirilmesi
Dayanıklılık, bir bitki çeşidinin, aynı çevre koşullarında, aynı yoğunluktaki böcek saldırısından yada hastalıktan etkilenmeyip, diğer çeşitlerden daha bol ve kaliteli ürün verme yeteneğidir. Zararlı ve hastalıklarla savaşımda hemen hiçbir metot, zararlı saldırısına dayanıklı bitki çeşitlerinin yetiştirilmesi kadar büyük avantaj sağlamaz.
Bitkilerde doğal olarak bulunan dayanıklılık nedeniyle zararlının saldırısı ve hastalığın şiddeti belirli derecede azaltılabildiği gibi, bu saldırıya tolerans da gösterilmektedir. Tolerans ise zararlı ya da hastalık tarafından zarar gören dokuların tamir edilişi olarak açıklanmaktadır.
 c) Ekim Dikim Zamanlarının Ayarlanması
Bitki ekim-dikim zamanlamasını iyi yapmak suretiyle üründe çoğu kez zararlı tarafından meydana getirilecek zarar önlenebilmekte ya da en az düzeye indirilebilmektedir.
Bitkinin ekim dikim zamanının ayarlanması ile hastalık etmenlerinin hastalık yaptığı dönemden kurtulmak mümkün olabilmektedir. Ayrıca yağışlı dönemlerin bitkinin olgunlaşma dönemine rastlatılması ile kavunda mildiyö ve meyve çürüklüğünden şekerpancarında ise beyaz çürüklük hastalığından kaçılabilmektedir. Tahıl ve baklagillerin yağışlı dönemde yetiştirilmesi ve kuru dönemde hasadının yapılması ile yaprak ve tohum hastalıklarını azaltmaktadır. Nohut antraknozu hastalığından kurtulmada geç ekim yapmak son derece etkilidir.
Sonbaharda erken ekilen baklaların yaprak biti saldırısından, mısırın erken ekilmesiyle yeşil kurt zararından büyük ölçüde korunduğu bilinmektedir.
d) Hasat Zamanının Ayarlanması
Ürünün, hasat olgunluğu dikkate alınmak şartı ile böcek zararı en yüksek seviyeye çıkmadan hasat edilmesi gerekir. Gecikmesi söz konusu olunca zarar da artmaktadır. Patates X, Y ve yaprak kıvırcıklığı virüsleri, yerfıstığında kök çürüklükleri hastalıkları için erken hasat yapılması ile hastalıktan kurtulmak mümkündür. Ayrıca patateste mildiyö hastalığının yumrulara geçişi erken hasatla önlenmektedir.
Tohum böceği zararından kurtarabilmek için bezelyenin olgunlaşır olgunlaşmaz hemen hasat edilmesi gerekir. Lahananın olgunlaşınca hemen hasadı ile lahana kelebeği zararı en aza indirilebilmektedir.
 e) Münavebe (Ekim Nöbeti) ve Nadas
Ürün sırasının düzenlenmesi, bazı ürünlerin birbirini izleyecek şekilde ekilmesi ve bazen tarlanın boş bırakılması önerilebilir. Hastalık ve zararlılardan dolayı zararı azaltmak için ürün sırası bakımından bitkiler 3 grupta toplanabilir. Birinci gruptaki ürünler mısır soya ve konservelik domates gibi geniş alanlarda ekilebilir ve bu ürünlerin eşdeğerde alternatifleri yoktur. Patates, aspir, tane sorgum ikinci ürünü gibi 2. gruptaki ürünler her iki yılda bir yetiştirilebilir, ürün olmayan yıllarda alternatif ürünler zararı hafif olarak karşılarlar. Pamuk şekerpancarı ve kuru fasulye gibi 3. grup ürünler ise üç yılda birden fazla yetiştirilmemelidir.
Nadasın esas yararı toprak su ve besin düzenini korumaktır. Kuru alanlarda nadas nematod mücadelesi bakımından önemlidir. Ayrıca bazı bakteriyel (Ralstonia solanacearum) ve mantari hastalıklar (Fusarium sp., Sclerotium sp.) ın azaltılmasında önemli bir yoldur.
Monokültür, tek bir ürünün veya çok yakın benzer ürünlerin sadece nadas veya yeşil gübreleme ile ara verilerek yetiştirilmesidir. Bu şekildeki yetiştirme tarzında hastalıklardan dolayı çok büyük kayıplar olabilir ve aynı zamanda hastalığın yeni ırkları oluşabilir. Bazı hastalıklarda ise dönüşümü olmayan artışlar meydana gelir.
Bir sahada uzun süre aynı kültür bitkisinin yetiştirilmesi ile toprağın, besin maddesi bakımından tek taraflı olarak zayıfladığı bilinmektedir. Bu tip uygulama ile yetiştirilen bitkilerin zayıf gelişme göstermekte ve sonuçta mevcut zararlılar böyle bir konukçuda hızla gelişmek suretiyle daha fazla zarar meydana getirmektedir. Uzun süre aynı bitkini yetiştirilişi ile o sahada mevcut zararlının devamlı kendi besinini bulması nedeniyle kolaylıkla artacağı da doğaldır. Böyle sahalarda o topraklarda kolayca gelişebilen ve zararlının kendisine konukçu olarak seçmediği başka bitkiler yetiştirmek suretiyle zararlı yoğunluğu azaltılmaya çalışılır.
Bitki değişimi, özellikle bir ya da iki sezon konukçu bulamadığında ya da tercih ettiği konukçunun olmaması durumunda canlı kalamayan zararlılar için etkili olmaktadır. Bu işlem bitki zararlısı nematodun topraktaki yoğunluğunun azaltılmasında kullanılan en etkili, yaygın ve ekonomik bir uygulamadır.
 f) Tuzak Bitki ve Antagonist Bitkiler Kullanma
Bu yöntemde zararlıyı cezbeden bir bitkinin küçük sahalar halinde yetiştirilmesi, daha sonra zararlı çoğalmasına meydan vermeden bu tuzak bitkilerin zararlıyla birlikte yok edilmesi şeklinde uygulanır. Örneğin kadife çiçeği (Tagates sp.) bitkisinin nematod mücadelesinde kullanılması, yine bu bitkinin zeytinliklerde ekilerek solgunluk hastalığının (Verticillium sp.) zararının azaltılması. Aynı şekilde canavar otu (Orobanche sp.) isimli yabancı otun domatesteki zararını azaltmak için ayçiçeği, nohut ve yonca kullanılmaktadır.
 h) Budama
Bazı toprakta yaşayabilen hastalıklar, alet ve insanlarla bulaşmaktadır. Bunlar özellikle toplama ve budama işlemleri sırasında yayılmaktadırlar. Her iki işlemde de makaslar ve eller daldan dala ağaçtan ağaca temas etmektedir Birçok bakteriyel ve mantari hastalık bu yolla bulaşmaktadır. Örneğin domateste bakteriyel kanser koltuk alma işlemleri sırasında, solgunluk ve kök çürüklüğü hastalıkları toprak işleme araçlarıyla, hıyarlarda bakteriyel hastalık (köşeli yaprak leke) toplama sırasında dağılmaktadır.
Budama işlemi ile ağacın güneş ışınlarından yararlanması sağlanmaktadır. Bu işlem sırasında bazı zararlıların yumurtalarını bıraktıkları dalların budanması, budanan dalların sonraki bulaşmaları önlemek için mutlaka yakılması gerekir.
Budama ile hastalıkların dağılmaması için bitkinin uyku döneminde yapılmalıdır. Budama aletlerinin bitkiden bitkiye geçerken dezenfeksiyonu çok önemlidir. Domates bakteriyel kanseri hastalığı koltuk alma işlemleri sırasında çok çabuk yayılmaktadır. Aynı şekilde meyve ağaçlarında başta ateş yanıklığı bakteriyel hastalığının yanında birçok hastalık budama ile yayılmaktadır.
Budama işlemi, sürgün ve dalların üzerinde ve içinde böcekleri ya da bunların larvalarını bulundurmaları göz önüne alındığında zararlıların mücadelesinde önemli bir faktördür.   
k) Seyrek bitki yetiştirme
            Seyrek yetiştirme, bitkilerin daha iyi gelişmesine neden olacağı için önemlidir. Sık yetiştirilen ağaçların zayıf yapılı olmaları nedeniyle yaprak bitleri ve kabuklu bit zararından daha fazla etkilenmektedirler. Sık dikim yüzünden rutubetli bir ortam oluşması sonucu bitki hastalıkları da çok daha şiddetli gelişmektedir.  
 m) Toprağa Organik Madde Uygulama ve Malçlama
            Toprağa organik madde karıştırılmasının toprak ve su ilişkileri üzerindeki olumlu etkisi yanında hastalık etmenlerine de etkilidir. Genelde toprağa karıştırılan organik madde topraktaki faydalı mikroorganizmaların çoğalmasını teşvik ederek birçok hastalığın gelişimini engeller. Örneğin soya yeşil gübresi patates uyuz hastalığının artışını azaltmıştır. Ancak bu yöntem bazı hastalıkların artışına sebep olabilir bilinçli uygulanılmalıdır.
            Malçlama aynı özelliklere sahip olmakla beraber virüs vektörleri, rutubetin korunması ve bazende yaprak ve meyvelerin toprakla direkt temasını önleme gibi ek fonksiyonlara sahiptir.
 
3-FİZİKSEL MÜCADELE
Bu mücadele yönteminde zararlıların doğrudan toplanması, öldürülmesi ya da davranışlarının bozulması, çevrelerinin bir dereceye kadar kendileri için uygun olmayacak koşullara çevrilmesi gibi işlemler yapılır.
 a) Toplamak ve Yok etmek
Zararlıların yumurta, larva ve pupalarını veya ergin bireyleri toplamak suretiyle yapılabilir. Meyve ağaçlarının gövdelerine oluklu mukavva, çuval gibi materyaller bağlamak suretiyle elma iç kurdu gibi zararlıların kışlamak üzere burada toplanmaları sağlanarak kış sonuna doğru içinde bulundukları materyalle birlikte yok edilmesi ile zararlı miktarı oldukça azaltılabilmektedir.
 b) Zararlının Konukçuya Gelmesini Engellemek
Çit, hendek, yapışkan macun kuşaklar, çinko levhalar kullanmak suretiyle zararlıların bitkiye gelmelerini ve zarar meydana getirmelerini önlemek için yapılır. Hendekler, göç eden kanatsız böceklere uygulanabilir. Daha sonra hendek içersinden toplananların yok edilmesine çalışılır. Zararlıların bitkiye gelişleri yapışkan kuşaklar vasıtasıyla önlenebilmektedir. Böcekler yapışkan yüzeylere bacaklarından kanatlarından yada tüm vücudu ile yapışmak suretiyle zedelenmektedir. Bu yöntemden kanatsız dişi böceklerin ilkbahar ya da sonbaharda yumurta koymak için ağaçlara tırmanmaya başladıklarında yararlanılmaktadır.
 c) Yakmak
Toplu olarak bir arada bulunan zararlıların bulundukları yerlerde alev makineleri ile yakılarak yok edilmeleri sağlanır.
Ürünlerin depolanması sırasında depoların duvar, raf, çatlak ve yarıklarında saklanma olanağı bulabilecek depo böcek ve kırmızı örümceklerine karşı bu kısımların boş depolarda pürmüz ocağı vasıtasıyla alevden geçirilmesi depoya alınacak temiz materyalin bulaşmasını önleyecektir.
Hasta bitki ve hastalıklı bitki artıklarını yakmak hastalık kaynağının azaltılmasında önemli bir uygulamadır.
 d) Sesten Yararlanmak
Tarımsal zararlıları kaçırmak için yüksek dozda gürültü yapmak sıkça kullanılan yöntemlerden olmuştur ancak çevreye verilen zarar ve bu hayvanların zamanla bu seslere alışarak etkilenmemeleri görülmüştür.
 e) Tuzaklardan Yararlanmak
Biyoteknik mücadele yöntemleri arasında da sayılan bu yöntemde; ışık tuzakları, yem tuzakları, koku tuzakları böcekleri cezp etmek ve bu sayede yok etmeyi sağlayan araçlardır. Işık tuzakları olarak kızıl ötesi ve mor ötesinden yararlanılmaktadır. Bu sayede mısırda mısır kurdu zararı azaltılmıştır ancak masraflı bir yöntemdir.
Bazı tatlı ve kokulu maddelerin belli mesafelerden böcekleri çekebilmektedir. Feromon adı verilen bu cezp edici kokularla salkım güvesi ve iç kurdu mücadelesinde başarılı sonuçlar alınmıştır.
Virüs hastalıklarını taşıyan böceklerin bu türlü tuzaklar yardımıyla cezp edilerek çekilmeleri için sarı polietilen plakalar kullanılmakta mücadelede önemli başarılar elde edilmektedir.
 
 
f) Çevre Koşullarını Değiştirmek
 Bu yöntemle zararlının yaşadığı ortamdaki koşulları kendileri için istenmeyen hale getirecek şekilde değiştirmek suretiyle zararlıyı yok etmek amaçlanmaktadır. Zararlılara karşı sıcaklığın azaltılması şeklinde uygulanması soğuk hava tertibatlı odalarda özellikle meyve sineklerine karşı uygulanan bir metottur. Depolanan meyve içi sıcaklığının 0 °C’ye kadar düşürülmesi ve bu sıcaklıkta 10 gün süreyle tutulması sonucu zararlının yumurtaları ve larvaları ölmektedir. İhraç edilecek narenciyelerin naklinde frigo firik nakil vasıtalarının kullanımı bu esasa dayanır.
 Aynı düşünce ile hastalıklarla da mücadele planlanabilmektedir. Sırıklara alınmış domateslerde sıra yönü önemlidir ve kuzey güney yönünde olurlarsa daha fazla ışık alırlar ve mantari yaprak hastalıklarından (Alternaria sp., Stemphylium sp.) korunmaktadırlar.
 
g) Sıcaklık Uygulaması
Sıcaklık, toprakta bulunan mikroorganizmaların öldürülmesinde sıcak buhar veya kuru sıcaklık şeklinde tatbik edilir.
Tohum, yumru, soğan gibi çoğaltma organlarındaki hastalıklar sıcak su içersinde belirli süreyle tutulmasıyla öldürebilir. Bu süre ve sıcaklık derecesi tohumun canlılığını kaybetmediği değerlerdir ve genellikle 50–55 °C’ de 15–30 dk en çok kullanılandır.
Özellikle tohumla bulaşan virüs hastalıklarının öldürülmelerinde, bitki tohumlarını 70 °C’ de 2–7 gün sıcak havada bekletmek kullanılmaktadır.
Sıcak hava uygulaması bazı taze meyve ve sebzelerin dayanıklılığını arttırır. Örneğin patates ve tatlı patates 28–32 °C de 2 hafta tutulursa yaralar çabuk iyileşir ve bu yaralardan olan bazı mantari hastalıklar (Rhizopus sp.) ve yumuşak çürüklük bakterileri (Erwinia sp.) zarar veremez.
Bitki hastalıklarının birçoğu düşük sıcaklıklarda gelişemez. Bu nedenle daha çok taze meyve ve sebzelerde hasat sonu çürümelerini önlemek için düşük sıcaklıkta depolama önerilmektedir. Bu amaçla bitkilerin donmadan kurumadan ve fizyolojik bozukluk oluşturmadan dayanabilecekleri en düşük sıcaklık derecesi uygulanır. Örneğin patates 5–8 °C de çürümeden daha uzun süre kalabilmektedir.
 
4-BİYOLOJİK MÜCADELE
Doğada mevcut ve etkili olan canlı varlıkların (böcekler, mantarlar, bakteriler, virüsler ve diğer etmenler) insan yardımıyla bitkilerde zararlı böcekler ve bitki hastalıkları üzerindeki etkilerinin arttırılması için yapılan her türlü girişim Biyolojik Mücadele olarak adlandırılmaktadır.
Dünyada biyolojik mücadelede, kültür bitkilerinde zarar yapmayan ancak tarım zararlısı böcekler üzerinde zararlı olan birçok böcek, mantar, nematod, bakteri ve virüs bulunmaktadır. Bunların tarım arazilerinde kullanımları etkin sonuçlar vermektedir.
Başta tarım ilacı kullanımı yüzünden doğal denge bozulmadığı sürece doğada var olan bu mücadele türünün en tipik örneği uğur böcekleri tarafından yaprak bitlerinin yenilmesi şeklinde gözlenmektedir.
Ülkemizde ve dünyada böceklerle yapılan biyolojik mücadele çalışmaları çok başarılı bir şekilde yürütülmekte ve ticari amaçla satışa sunulan preparatlar günden güne artmaktadır. Ülkemizdeki konuyla ilgili ilk çalışmalar torbalı koşnil denilen bir tarım zararlısına karşı Rodolia cardinalis isimli başka bir böcek, elma pamuklu bitine karşı Aphelinus mali isimli bir asalak, turunçgil unlu bitine karşı Cryptolaemus montrouzieri isimli başka bir böcek, meyve iç kurtlarına karşı Trichogramma sp.’ leri kullanarak başlamıştır. Bu gün çok sayıda böceğin mücadelesinde kullanılabilen biyolojik mücadelede, tarım zararlısı böceklere karşı kullanılan faydalı böcekler genel olarak ya dıştan böcek üzerinde beslenerek ki bunlara avcı böceklerde (predatör) denilir ya da asalak (parazitoid) olarak yaşarlar.  
Tarım zararlısı böceklerin hastalanmasına neden olan faydalı mantar, bakteri ve virüslerde bulunmaktadır. Bunlar içinde en önemli bakteri Bacillus thrungiensis’ dir. Bu bakteri böceklerin vücudunda toksin salgılayarak böceğin ölümüne sebep olmaktadır. Yine bazı virüsler kırmızı örümceklerin, bazı mantarlarda birçok larva ve tırtılın ölümüne neden olmaktadırlar. 
Bitkilerde hastalık yapan mantar ve bakterilerin yapılarını bozan, zehirli maddeler salgılayan bizim için faydalı mantar, bakteri ve virüslerde bulunmaktadır. Bunların bitki hastalıklarının mücadelesinde kullanımı ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bunlar çevre ve insan sağlığı açısından hiçbir olumsuz etki yaratmamaktadırlar. Günümüzde bu amaçla hazırlanmış birçok preparat bulunmaktadır. Bitki hastalıklarına karşı kullanılabilen faydalı mantar, bakteri ve virüslere örnek olarak;
         Elma ve armutta ateş yanıklığı ve patateslerde bakteriyel solgunluk hastalıklarına karşı bakteriyofajlar (virüs), Meyve ağaçlarında kök uru (Agrobacterium tumefaciens)’ na karşı başka bir bakteri (Agrobacterium rhizogenes K 84 str.), Kök çürüklüğü ve solgunluk mantari etmenlerine (Fusarium sp., Rhizoctonia solani, Pythium sp.) karşı bakteriler (Bacillus sp.), Mildiyö ve Fusarium solgunluğu hastalığına karşı mantari başka bir etmen (Aspergillus sp.), Kök çürüklüğü mantari hastalıklarına karşı kullanılan mantari etmenler (Trichoderma sp.) verilebilir.
Yine biyolojik mücadele kavramı içersinde yer alan bir diğer konuda dayanıklı anaçların üzerine hassas ve ticari önemi olan bitkilerin aşılanmasıdır. Bu durumun böcekler açısından en tipik örneği filoksera isimli zararlı böcekle mücadelede dayanıklı Amerikan asma anaçları üzerine kültür asma çeşitlerinin aşılanmasıdır. Böylece böceğe karşı dayanıklı anaç sayesinde asmalar zarar görmemektedir. Bu zararlı ile en önemli mücadele yöntemi de budur.
Hastalıklar açısından da aynı amaçla birçok uygulama yapılmakta başarılı sonuçlar alınmaktadır. Kavun, hıyar, karanfil, domates, patlıcan, elma, armut gibi bitkilerde dayanıklı anaçlar üzerine aşılanan verimli çeşitler özellikle solgunluk ve mildiyö hastalıklarına karşı dayanıklılık kazanmaktadırlar.
 
5-KİMYASAL MÜCADELE
        Bazı kimyasal maddeleri kullanarak bitki hastalıklarının ve zararlılarının önlenmesine kimyasal mücadele kullanılan bu maddelere de tarım ilacı (pestisit) adı verilir.
Değişik formülasyon tiplerinde ve değişik aktif madde içeriğiyle hazırlanan tarım ilaçları kullanım amaçlarına göre;
Yeşil aksam ilaçlamaları (püskürtme, tozlama, sisleme veya yağmurlama), Tohum ilaçlamaları, Toprak ilaçlamaları, Ağaç ilaçlamaları, Depo ilaçlamaları şeklinde verilmektedir.
Zararlılara karşı kullanılan tarım ilaçları (böceklere karşı kullanılanlar=insektisit, kırmızı örümceklere karşı kullanılanlar=akarisit, nematodlara karşı kullanılanlar=nematisit, fare gibi kemirgenlere karşı=rodentisit) hedef alınan canlıya, canlının dönemine (yumurta, larva, ergin), ilacı etki yollarına (mide, deyme, solunum), kimyasal yapılarına ve kullanım şekillerine (gaz, toz, püskürtme) göre ayrılırlar.
Yabancı ot ilaçları (=herbisit), uygulanma zamanına (ekim-dikim öncesi, çıkış öncesi ve çıkış sonrası), kullanım yerlerine göre (yaprağa ve yeşil aksam ve toprak), etki şekillerine göre ve kimyasal yapılarına göre ayrılırlar.
Bi göz atın...  
 

Bu siteyi nasıl buldunuz?
Çok iyi
Fena değil
İğrenç

(Sonucu göster)


 
Reklam  
   
Buradan dilediğini ara...  
 

DUYURU PANOSU

---ADMIN:---

Web sitemiz hayırlı uğurlu olsun:)

---bizi izlemeye devam edin---

Sitene Ekle

Google Gruplar
bitkikorumacilar
Bu grubu ziyaret et
 
En güncel haberler...  
   
Havadan sudan...  
   
Tarihten...  
  E- bilgi ( aradığınız herşey burda )








sitene ekle
 
Powered by Kenan KÜTÜK__kenantalya@gmail.com / www.bitkikorumacilar.tr.gg / Tüm hakları saklıdır... 77052 ziyaretçi (161076 klik)
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bu bölümümüzde sitedeki online kullanıcılarla chatleşebilirsiniz..



http://www.bitkikorumacilar.tr.gg

küresel ısınma